Abdulvasih Duran

Tarih: 05.05.2023 15:51

BİR SABAH BOŞLUĞA UYANMAK

Facebook Twitter Linked-in

Aynen bunun gibi Türkiye'mizin son 20 yılı istikrar ve bolluk içinde geçti.Son Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçim tanıtımında "Artık ilaçlarınızı istediğiniz eczaneden alabiliyorsunuz? cümlesini duyan 17 yaşındaki genç kız, babasına "Babacığım!Zaten ilaçlarımızı istediğimiz eczaneden almıyormuyuz? Bunda ne var ki her gün yayınlıyorlar? ."Babanın verdiği cevap sanırım büyük balığın küçük balığa verdiği cevap gibi olmuştur. (Veya o günleri yaşayanların verdiği cevabı vermiştir).
20 yıl öncesini yaşayanlar sanırım şunları hatırlarlar:
-Başörtüsünden dolayı üniversite kapısından geri çevrilen kızlarımız,
-Katsayı probleminden dolayı üniversite hayali yıkılan imam hatipli gençlerimiz,
-Başörtüsüyle resmi kurumda çalışması mümkün olmadığı için iş bulamayan yüzlerce bacımız,
-Direkt olarak 'İslam' diyemedikleri için (Batı Çalışma Grubu tarafından) 'İrtica-Mürteci' damgası yapıştırılan binlerce Müslüman kardeşimiz,
-Resmi dairelere girerken parmağındaki gümüş yüzüğü çıkartmak zorunda kalan memur kardeşlerimiz,
-Namaz kıldıkları tespit edilmeleri halinde hakkında çeşitli müeyyideler uygulanan yine sayısını bilemediğimiz kamu çalışanlarımız,
-İmam Hatip liselerinde okuyan kız öğrencileri belki derste başörtülü yakalarız amacıyla arka kapılardan okula sızan o günlerin müfettişleri,
-Kapanan/kapatılan Kur'an kurslarımız,bitirilen hafızlık müesseselerimiz. v.b. yüzlerce örnekler.
Bütün bunları yaşayanların çoğu hayattadır.Aradan yüzyıllar geçmedi henüz.Ve bu zararı görenlerin bir çoğu yaşıyor ve hatırlıyor.
Gel gör ki bütün bu yıkımdan ders almamış gibi yıllar sonra elimize geçen nimetleri basit sebepler yüzünden heba ediyor, adeta yaşamamışız gibi davranıyoruz.
O günleri unutmayanlar için 14 Mayıs bir milattır.Yani olmak veya olmamaktır.Muhalefetin  başındakiler, insanları Erdoğan'a oy vermemeye teşvik etmek ve oy vermeyenleri korkutmamak için seçim sonrası için yumuşak ve her  şey güzel olacakmış gibi açıklamalar yapmaktadırlar.Oysa onlar da biliyor ki (Allah korusun ) olumsuz çıktığı günden itibaren şunları sırasıyla uygulayacaklar:
-Bölücülerin ve FETÖ'cuların gün geçtikçe taleplerini artırarak davam ettirecekler,
- Gezi olaylarından daha şiddetli ve acımasız gösteriler yapacaklar,
-Başları ezilen ve yok olmaya başlayan terör örgütleri cesaretlenecek ve tekrar büyük eylemlere girişeceklerdir,
-Dış ülkeler zaten böyle bir fırsatı beklediğinden ülkemizi parçalamak için bu sefer açıktan terörizme destek verecekler,
-Böylesi durumlarda zaten ilk darbe yiyen ekonomi felç olacak bir çok insan işini ve gücünü kaybedecektir.
     Suriyelilerin sığınacağı TÜRKİYE'si vardı.Biz nereye sığınacağız?
UNUTMAYIN:15 Mayıs sabahı ( Allah korusun) kaybettlğimiz durumda attan inip eşeğe binmeyeceğiz.Attan  direk uçuruma yuvarlanacağız.
Onun için ,bir sabah (15 Mayıs sabahı) boşluğa uyanmamak için,ülken için,milletinin bekası için,çocuklarının geleceği için ne olur "kindar düşünme, dindar düşün".


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —