Serkan Bircan


"POST-TRUTH ÇAĞI VE GERÇEKLİK KRİZİ "

“Doğru bilginin yayılması ve haber kaynaklarının kullanımı.”


Post-Truth Çağı, son yıllarda küresel düzeyde büyük bir endişe konusu haline gelmiştir. Geleneksel olarak, insanlar bilgiye ulaşmak ve gerçeği anlamak için güvendikleri kurum ve kaynaklara dayanırken, post-truth çağında gerçeklik sorgulanır hale gelmiştir. Bu yazımızda, post-truth kavramının ne olduğunu, nasıl ortaya çıktığını ve toplumlar üzerindeki etkilerini inceleyeceğiz. Ayrıcı Digital Dönüşüm çağında bilginin korunması ve şirketler bilginin bir değer olduğunu, korunması gereken bir varlık olduğunu unutmamız gerekiyor. 

Medya organlarının , medya şirketleri, bilgi transferi yapan kurumlar ve işletmelerin bu konudaki hassasiyetlerini dile getiren konuları da  yazımızda daha ayrıntılı olarak ele alınmıştır. 

 

Post-Truth Kavramı:

Post-truth kavramı , gerçeklikle ilgili objektif gerçeklerin duygusal düşünceler ve kişisel inançlarla çarpıtıldığı bir dönemi tanımlamaktadır. Bu dönemde, gerçeklik yerine duygusal tepkiler ve yanlış bilgiler ön plandadır. Post-truth, politika, medya, bilim ve sosyal medya gibi birçok alanda yaygın bir şekilde görülmektedir.

kişi, şahıs, mobil telefon, metin, çivi içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Nasıl Ortaya Çıktı?

Post-truth çağının ortaya çıkmasında birkaç faktör etkili olmuştur. İnternet ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşması, herkesin kolayca bilgi paylaşabilmesini sağlamış, ancak aynı zamanda doğruluğu sorgulanan yanlış bilgilerin de yayılmasına zemin hazırlamıştır. Ayrıca, siyasi liderler ve medya organları arasındaki güven erozyonu da post-truth çağının gelişimine katkıda bulunmuştur. İnsanlar artık kendi politik inançlarını doğrulayacak bilgileri seçerken daha fazla tarafsızlıktan uzaklaşmışlardır.

sanat, yıldız içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak orta güvenilirlik düzeyiyle oluşturuldu

Post-truth çağının üstesinden gelmek için, bireylerin ve toplumların bilgi okuryazarlığını geliştirmesi gerekmektedir. İnsanların kaynakları değerlendirebilme, doğrulama yapabilme ve tarafsız bilgiye erişebilme becerilerini güçlendirmeleri önemlidir. Medya organları ve gazeteciler de doğruluk ve tarafsızlık ilkelerine sadık kalmalı, güvenilir bilgi sağlamaya özen göstermelidirler. Ayrıca, siyasi liderlerin sorumlulukları da büyüktür. Gerçekçi ve doğru bilgilere dayanan politikalar geliştirmeli ve toplumun güvenini yeniden kazanmalıdırlar.

Sonuç olarak, post-truth çağı, gerçeklik kavramının sorgulanır hale geldiği bir dönemi tanımlar. Yanlış bilgilerin yayılması, güven erozyonu ve bilgiye erişimdeki kolaylık, toplumlar üzerinde olumsuz etkilere neden olur. Ancak, bireylerin bilgi okuryazarlığını geliştirmesi, medya organlarının sorumluluklarını yerine getirmesi ve siyasi liderlerin doğru bilgilere dayanan politikalar izlemesi, post-truth çağının etkileriyle mücadele etmek için önemli adımlardır. Bu şekilde, gerçeklik krizinin üstesinden gelerek daha sağlıklı bir demokratik toplum inşa edebiliriz.

yazı aleti, kurşun kalem, ofis malzemesi, kış içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Post-truth çağının üstesinden gelmek için, bilgi okuryazarlığının önemi vurgulanmalı ve eğitim sistemleri bu konuya daha fazla odaklanmalıdır. İnsanlar, bilgiye erişirken eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeli, kaynakları sorgulamalı ve doğrulama yapmalıdır. Bu, yanlış bilgilere karşı daha dirençli olmayı ve doğru bilgiye ulaşmayı sağlayacaktır.

Ayrıca, medya organları ve gazeteciler de doğruluk ve tarafsızlık ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalmalıdır. Gerçek haberleri rapor etmek, doğruluğu teyit edilmemiş iddiaları yaymamak ve farklı perspektifleri dengeli bir şekilde sunmak önemlidir. Medya organları, okuyucularına güven vermek için şeffaf olmalı ve düzeltme gerektiren hataları kabul edip düzeltmelidir.

 

Sosyal medya platformları da büyük bir rol oynamaktadır. Yanlış bilgilerin yayılmasını önlemek için daha etkili politikalar ve algoritmalar geliştirilmeli, sahte haberlerin ve manipülatif içeriklerin hızla tespit edilmesi sağlanmalıdır. Kullanıcılar da sosyal medyayı daha eleştirel bir şekilde kullanmalı, paylaşımları doğrulamadan önce düşünmeli ve yayılmasını engellemeye yardımcı olmalıdır.

 

alet içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Politik liderler ve hükümetler, topluma güven vermek için doğru bilgilere dayalı politikalar izlemeli ve bilimsel kanıtlara saygı göstermelidir. Bilim insanları ve uzmanlarla işbirliği yaparak kararlar almalı ve halkı doğru bilgilendirmelidirler. Aynı zamanda, politik retorik ve manipülasyon yerine açık, dürüst ve şeffaf iletişim sağlamalıdırlar.

inci, moda aksesuar, boncuk, mücevher içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Toplumlar Üzerindeki Etkileri:

Post-truth çağı, toplumlar üzerinde çeşitli olumsuz etkilere sahiptir. İlk olarak, insanların gerçeği sorgulamaları ve yanlış bilgilere dayalı kararlar vermeleri, demokratik süreçler ve hükümetler üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilir. Siyasi liderlerin gerçeklikle uyumlu olmayan iddialar yapması, toplumlar arasında ayrışmayı artırabilir ve güven krizine yol açabilir.

 

Ayrıca, post-truth çağı insanların bilgiye ulaşma ve anlama yeteneklerini zayıflatabilir. Yanlış bilgilere maruz kalmak, insanların gerçekleri saptırma eğiliminde olmalarına ve manipülasyona daha açık hale gelmelerine neden olabilir. Bu da demokrasinin temel taşlarından biri olan bilinçli ve eleştirel düşünme yeteneğini tehlikeye atar.

 

takım elbise, el yazısı, kişi, şahıs, giyim içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Post-truth çağı, aynı zamanda kamuoyunun güvenilir kaynaklara olan güvenini de sarsmıştır. Medya organları ve gazeteciler, doğru ve tarafsız bilgi sunma görevlerini yerine getirmekte zorlanmaktadırlar. Yanlış bilgilerin yayılması ve manipülasyonu, insanların hangi kaynaklara güvenebileceğini belirlemesini zorlaştırmaktadır. Bu durum, sağlıklı bir demokratik tartışma ortamının oluşmasını engelleyerek toplumları bölüştürebilir.

 

Post-truth çağının bir başka etkisi de bilimsel gerçeklerin sorgulanmasıdır. Bilimsel yöntem ve kanıtlara dayanan bilginin yerini duygusal inançlar almaya başlamıştır. İklim değişikliği, aşılar, evrim gibi konularda bilimsel fikir birliği olmasına rağmen, yanlış bilgiler ve şüpheler yayılmaktadır. Bu da ciddi sonuçlar doğurabilir, çünkü bilimsel gerçeklere dayanmayan politikalar ve kararlar insanların sağlığını ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.

 

Sonuç olarak, post-truth çağı gerçeklik krizini beraberinde getirmiş olsa da, bireyler, medya, teknoloji şirketleri ve politik liderler arasında ortak bir çaba ile bu krizin üstesinden gelinebilir. Bilgi okuryazarlığının artırılması, doğru bilginin ön plana çıkması ve güvenilir kaynaklara dayanmanın teşvik edilmesi önemlidir. Ancak, bu çaba sürekli bir çaba gerektirir ve toplumun geneline yayılmalıdır. Bu şekilde, post-truth çağında gerçeklik krizini aşabilir ve daha sağlıklı, bilgiye dayalı bir toplum inşa edebiliriz.

 

Serkan Bircan

Nibb Teknoloji Genel Müdürü

Cep Tel: 0 530 592 3441 

info@nibbteknoloji.com